Makale Reklamının Yukarısında

“Projelerin yüzde 90’ını gerçekleştirdik”

“Projelerin yüzde 90’ını gerçekleştirdik”

 

Henüz ilkokul sıralarındayken siyaset yapmaya karar veren ve bu hayalini gerçekleştirmek üzere çıktığı yolda kentle ilgili sorunların çözümü konusunda kendisini geliştiren ve amacına ulaşan Bornova Belediye Başkanı Olgun Atila ile Bornova’yı, siyasi hedeflerini ve yaptığı çalışmaları konuştuk. İlgiyle okuyacağınızı umuyoruz.

– Siyasete girmeye ve belediye başkanlığına aday olmaya ne zaman karar verdiniz?

– Siyaset, ilkokul ve ortaokuldan bu yana koyduğum bir hedefti. Çocukluk yıllarımdan bu yana Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri, kentle ilgili sorunların çözümü konusunda olayları yakından takip ediyorum.  Siyaset merak ve ilgi duyduğumuz bir alandı. Herkesin bir hobisi vardı, ben de işin içinde olsam da olmasam da, görevim bitse de bitmese de mutlaka bu ilgi hayat boyu devam edecek. Yakın tarihe her zaman ilgi duydum. Türkiye’ye hizmet etmeyi seviyoruz, dolayısıyla yerel yönetim, belediyecilik önemliydi. Biliyorsunuz, 2009 seçimlerinde Bornova’da ve Büyükşehirde meclis üyesi oldum.  2014 seçimlerinde aday oldum ve halkımızın takdiri ile belediye başkanı seçildim. İnsanın doğduğu, büyüdüğü ve yaşadığı bir kentte, seçilerek belediye başkanı olması çok büyük bir onur. İlkokul, lise, üniversite ve yüksek lisanstaki arkadaşlarım da bilir, çocukluğumdan beri hayalim vardı. Yüksek lisansa girdiğimde de arkadaşlarım, üniversitede akademisyen değil, sahada aktif olmanı bekliyorduk dediler. Amacım belediye başkanı olmak, ben mimarım şehircilik ilkeleri ve onların jargonu nedir onları öğrenmeye çalıştım. Bunların hepsini hem mesleki birikimimiz hem de kentteki hayatın getirdiği tecrübelerin hepsini bir araya getirerek Belediye başkanı olarak görev yapmak benim için oldukça avantajlı ve iyi bir durum.

– Eğitim göreceğiniz bölümü seçerken siyaset yapma kararınız etkili oldu mu?

– Mimarlığı seçerken değil yüksek eğitim yaparken belediye başkanı olma isteğim etkili oldu, çünkü mimar olmak çok büyük bir onur. Mimarlık eğitimi ile her şeyi üç boyutlu olarak tasarlama insanların yaşam alanlarını yönlendirme, konforlu yaşam alanı hazırlamak önemli bir iş. Ben yerel yönetimlerde daha çok mimarın, mühendisin teknik işlerde yer almasını önemsiyorum.

“Bornova bizim evimiz“

– Adaylık döneminde vadettiğiniz projeleri hayata geçirebildiniz mi?

– Esasında biz projelerimizin yüzde 90’ını gerçekleştirdik. Üzerine yeni projeler ekledik ve devam eden projelerimiz de var. Görev süremiz dolmamış olmasına rağmen hedeflediklerimizi gerçekleştirdik. Gelen talepleri de dikkate alıyoruz. Muhtarlarımızın ve sivil toplum örgütlerinin görüşlerini alarak sürekli tazeliyoruz. Seçim beyannamemizde de dost marketleri oluşturmak vardı. Dost marketleri oluşturduk ve bugün Türkiye’ye örnek bir şekilde gidiyor. 4 bin 200 haneye hizmet veriyor. Bu yaklaşık 15 bin ile 20 bin arası  insan demektir. Gerçek ihtiyaç sahibi vatandaşlarımız burada, din, dil, ırk ayrımı yapmadan, rencide etmeden gerekli ihtiyaçlarını dost marketlerden karşılayabiliyorlar. Bu projelerin Türkiye’nin her yerinde olmasını istiyoruz.

Down kafe, diyet kafe ve engelsiz kafemizle engelli kardeşlerimize birlikte çalışma imkanı buluyoruz. Hem onlarla çalışma hayatı içinde birlikte oluyoruz hem de farkındalık yaratıyoruz. Üniversite öğrencileri ile yapmış olduğumuz işbirlikleri sayesinde, sadece engellilerin değil bütün kardeşlerimizin sağlık kontrolleri açısından da önemli hizmetler götürüyoruz.

Bornova Belediyesi hizmet binası oldukça önemli, kentin ve Bornova’nın büyük ihtiyacı var. Bornova bizim evimiz diyoruz. Hizmet kalitemiz daha da artacak. Burası yalnızca belediyecilik hizmetlerinin olduğu bir hizmet binası olmayacak, burada sosyal ve kültürel faaliyetlerin yapılabildiği bütün kurumların faydalanabildiği bir sosyal etkinlik binası ve önünde de kent meydanı oluşacak. Önündeki alan ile otopark sorunu da çözülecek. Böylece büyük bir eksikliğimizi de tamamlamış olacağız.

Bunun dışında biz, UNICEF çocuk dostu bir kentiz ve 4 bin 800 metrekare kapalı alanı olan bir mekanda çocuklarımızın kendini özel hissettiği  ve kendilerini geliştirebildiği bir mekan yaratacağız. Dolayısıyla bu alan, insanların sadece Türkiye’den değil insanların yurt dışından da gelerek kaliteli vakit geçirdiği bir yer olacak.

Doğanlar ‘da yeni bir kültür merkezimiz var. Projesi bitti ve 2017 yılının başında temellerini atacağız. Bunun dışında Pınarbaşı kültür merkezi, cem evi yer alacak. Hem de vatandaşlarımızın belediyenin sosyal ve kültürel imkanlarından faydalanabildiği bir merkez olacak. Atatürk mahallesinde de kültür merkezimiz tamamlanmak üzere, böylece pazaryerlerini sokaktan alıp bir sosyal tesis kazandırmış olacağız.

– Bornova üniversite kenti, gençliğe yönelik projeleriniz neler?

– Bizim bir gençlik merkezimiz var orada. 4 bin 800 dost kart üyesi öğrenci kardeşlerimiz var. Öğrencilerimiz her gün buradaki hizmetlerden faydalanabiliyorlar. Örneğin, ücretsiz olarak  çamaşır yıkayabiliyorlar, kütüphane, yemek ve kafeterya hizmetlerinden yararlanabiliyorlar. Öğrenciler ile gerçekleştirdiğimiz pek çok sosyal aktivitelerimiz de var.

Bornova’daki esnafımızla yapmış olduğumuz iş birliği sayesinde de yaklaşık 380 tane esnafımızdan da indirimli alışveriş yapabiliyorlar. İndirim oranları da yüzde 10 ile yüzde 45 oranında değişiyor. Kentteki sosyal ve kültürel hayatı birlikte kalkındırmaya çalışıyoruz.

Yine Bornova da yaşayan gençlere yönelik projelerimiz var. Örneğin Evka 3 Metro İstasyonu’nun bulunduğu bölgede çok büyük bir gençlik merkezimiz var. 400 öğrencinin barınma ihtiyacını karşılayabileceği, spor faaliyetlerini yapabileceği, yüzme havuzu olan ve bin kişilik bir konferans salonunun olduğu bir proje önümüzdeki günlerde yarışmaya çıkıyor. Bu proje bulunduğu bölge ve İzmir için çok büyük bir proje hem Manisa hem Ankara hem de İstanbul yönünden giriş yerine çok yakın bir bölgede yer alıyor. Ege Üniversitesi’ne de oldukça yakın.

Geleceğimize, gençlere, çocuklara, kadınlara ve engelli kardeşlerimize yatırım yapıyoruz. İnsana yatırım yapıyoruz. Bu kentin geleceğinde ışık var. Ülkenin karanlık noktalarına eğitime yatırım yaparak ışık tutabiliriz. Biz de bunu yapmaya çalışıyoruz. Bizler her şeyi yapabiliriz, başarılı olabiliriz ama önemli olan bunlardan mutlu olabilmemiz için ülkemizde barış ve huzurun olması gerekir. Hepimizin el birliği ile huzur ve barısı sağlamamız gerekir.

“İşbirliği yapmak şeffaf ve denetlenebilir kılar”

– Bornova da bulunan STK’lar ile ilişkileriniz nasıl? Ortak çalışmalar yapıyormusunuz?

– Biz bütün projelerimiz de paydaşlığa ve iş birliğine önem veriyoruz. Sivil toplum örgütleri ile beraber yol yürüyoruz. Pek çok dernekle ilgili gerek seminer, gerek toplantı gerek yardımları çoğaltma anlamında birlikte çalışıyoruz. Bahsettiğim gibi iyilik ve güzellikleri çoğaltıyoruz ve birlikte yapmanın getirdiği bir iyilik var, gerçek ihtiyaç sahiplerine daha kolay ulaşabiliyoruz. Yapılan hizmetler denetlenebilir olmalı. Birileri ile yol yürümek şeffaf ve denetlenebilir olma özelliği de verir. Dolayısıyla bizim bütün işlerimiz şeffaf ve denetlenebilir. Kentte yeni proje üretmek isteyen bütün kurum ve kuruluşlara kapımız ve gönlümüz açık, birlikte yol yürümekten de büyük bir mutluluk duyarız.

– Genç ve başarılı bir belediye başkanı olarak kamuoyunda isminiz Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak te geçiyor. Önümüzdeki süreçte siyasette ki yol haritanızı belirlediniz mi?

Büyükşehir Belediye Başkanımız Bornovalı 13 senedir İzmir’i iyi ve başarılı bir şekilde yönetiyor. Bizim görevimiz Bornovalı olarak her zaman Aziz Başkanımızın arkasında ona en büyük desteği vererek gücü sağlamak, işini kolaylaştırmayı sağlamak. Onun varlığından da büyük bir mutluluk ve onur duyuyoruz. Dolayısıyla bir başka hedef ve Bornova ile ilgili düşüncelerimiz de önümüzdeki günlerde arkadaşlarımızla oturacağız konuşacağız, anketler yapacağız, halkımıza soracağız, memnuniyeti tartacağız. Bu iş enerji gerektiren bir iş ve biz 7/24 çalışıyoruz. Önemli olan görev süremiz boyunca en iyi hizmeti verebilmek.

– İlçe Belediye Başkanları ile konuştuğumuzda yeterli imkanları olmadığından şikayet ediyorlar. Sizce Bornova’ya gerekli hizmetleri verebilmek bütçeniz yeterli mi?

– Eksikler olabilir fakat kendi evimizin bütçesini ayarlarken, oluşturduğumuz bütçede bunların hepsini bir öncelik sırasına göre koyduğumuzda önce çocuğumuzun gıda, eğitim ihtiyaçlarını ön sıraya koyduğumuz gibi kendimize göre tasarruf tedbirleri alıyoruz. Belediyecilikte de böyle. Bizim projelerimiz sınırsız ve bütçemiz sınırlı olarak hizmetlerimizi gerçekleştiriyoruz. Büyük hizmetler veriyoruz. Büyükşehir Belediyesi’nin avantajları olduğu gibi dezavantajları da var. Ulaşım, cenaze hizmetleri gibi hizmetlerin büyük bir elde olması daha avantajlı. Bizler de ilçe belediyesi sınırlarında verebildiğimiz en iyi hizmeti verebilmek için üzerimize düşen görevi yapıyoruz.

– Yıllardır İzmir’in hükümetten gerekli desteği alamadığı konuşulur. Sizce İzmir beklediği oranda destek alabiliyor mu?

– Proje desteği ve benim kentte beklediğim hizmetler birbirinden ayrı. Belediye Başkanı olarak değil bir yurttaş olarak şunu soruyorum; 13 yıldır iktidarda olan bir parti, bir spor tesisi, bir basket sahası, bir futbol sahası yapmış mı? Ne kadar okul yapılmış? Biz İzmirli olarak ödediğimiz verginin dönüşümünü ne kadar görebiliyoruz? Kente yapılması gereken hizmetler diğer kentlere yapıldığı gibi bunu bir yurttaş sorumluluğu içinde herkesin sorgulaması gerekir. Biz İzmir olarak Türkiye’de vergisini en iyi ödeyen kentiz. Bu konuda yurttaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Kültür bakanlığımız mesela bazı ilçe belediyelerin projelerine destek olabiliyor, bu bir kültür projesidir diye. Bütün birimlerimizin, bakanlıklarımızın Türkiye’nin her yerinde eşit adaletli hizmet götürmesi gerekir. Bugüne kadar hizmet alamadık şimdi birazcık da fazla olsun diyebiliriz.

– CHP de siyaset yapmanın zor olduğuna dair bir inanış var. Sizin CHP İlçe Örgütü ile ilişkileriniz nasıl? Belediyenin çalışmaları konusunda destek alıyor musunuz?

– Bütün örgütlerimden yeterli desteği alabiliyorum. Burada aile içerisinde birbirimize sahip çıkıyoruz. Huzurlu şekilde kentin yönetimine katkı sağlıyoruz. Ben örgütüme teşekkür ediyorum. Zor şartlarda mücadele veriyoruz. Burada yaklaşık 2 buçuk, 3 senedir belediye başkanıyım, iki milletvekilliği bir tane de cumhurbaşkanlığı seçimi geçirdik, bunların hepsini mücadeleyi bizim örgütümüz kendi imkânları ve güçleri ile kapı kapı dolaşarak verdiler. İktidara karşı büyük bir mücadele verildi, emeklerinden dolayı minnettarım.

– Yerel yönetimlerin gündeminde son günlere kentsel dönüşüm konusu var.  Sizin alanınıza giren bir konu. Bu konudaki yasal düzenlemeler yeterli mi? Uygulamada sıkıntılar yaşanıyor mu?

– Yeşili doğayı, canlıyı koruyarak bizler de bir oluşuma katkı sağlamak durumundayız. Deprem olasılığı yüksek bir bölgedeyiz. Hem yeni yapıların sağlam ve güçlü hem de konforlu olması önemli. Kentsel dönüşüme bakış açımız bu. Bölgenin kentsel dönüşümüne doğal olarak katkı sağlayan projelerimiz de var. Bu bölgede yaşam koşulları değişiyor, yeni parklar, yeni ulaşım imkânları sağlanıyor. Vatandaşımızın kendi malı mülkü arsası değerleniyor dolayısıyla yaşam da kendi kendine daha kaliteli hale gelmeye başlıyor. Bu da bir kentsel dönüşümdür. Otogarın karşısında yer alan 2 bin kişilik Atatürk Spor Kompleksi de aynı şekilde bu bölgenin kentsel yaşamına büyük katkı sağlamaktadır. Bölge yolları ve parkları ile kalkınmış durumda ve olumlu yönde etkilendi. Var olan binaların doğal olarak yenilenmesine de sebep oluyor.  Yasal çerçevede imar müdürlüğümüz tarafından çözümler getirerek, kimseyi mağdur etmeden gerekli ruhsatları da düzenliyoruz.

– Özel yaşamınızla ilgili bir şey sormak istiyorum. Başkan seçildikten sonra ailenize vakit ayırabiliyor musunuz?

İnsan sevdiklerine her zaman vakit ayıramıyor, bu işin üzüntüsü budur. Vatandaşımızın arada bir memnuniyetini dile getirmesi mutlu ediyor. Aileme bırakabileceğim en büyük miras itibarlı bir gelecek ve iyi hizmet etmiş bir yerel yönetici olarak öldükten sonra da yaşamak. Bornova bizim evimiz ve ailemiz. Bütün bunlara rağmen, eşime ve çocuklarıma yeterli vakti ayırdığımı düşünüyorum.

– Yoğun çalışma temposu içinde spora zaman ayırabiliyor musunuz?

– Sporu yapmayı çok seviyorum, önceden daha sık yapıyordum. Spor, psikolojik ve fiziksel olarak da insan sağlığına iyi geliyor. Şimdi, daha az da olsa yapmaya özen gösteriyorum.

– Sayın Başkan yoğun çalışma temponuz içinde bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz.

– Sizin aracılığınızla bizde yapmış olduğumuz projeleri halka duyurma şansı buluyoruz. Yayın hayatınızda başarılar diliyorum.

Etiketler
Daha fazla göster
Makale Reklamının Altında

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Adblock Algılandı

Lütfen reklam engelleyicinizi devre dışı bırakarak bize destek olmayı düşünün.